Sunumlar

Fark ve Tekrar Olarak Yaşam – Çetin Türkyılmaz

Bu konuşmada, felsefe açısından, özellikle de 20. Yüzyıl felsefesi açısından yaşamın bir farklılaşma ve tekrar süreci olduğuna yönelik fikir ele alınacaktır. Yaşamın hem fark(lılaşma) hem de tekrar(lama) olduğu düşüncesi ilk bakışta bir çelişkiyi kendinde taşıyor gibi görünebilir. Bu çelişkiyi elimine edecek düşüncenin temellerini göstermek bakımından felsefe tarihinde biraz daha geriye, 19. Yüzyıl elsefesine dönmek gerekecek. Hegel’in yaşamı bir süreç olarak görmesine, Nietzsche’nin de bir ebedi dönüş olarak değerlendirmesine değineceğiz. Zamanımız kalırsa, Kierkegaard’ın “tekrar” (repetition) fikrini de ele alacağız.
19. Yüzyılda ortaya konmuş olan bu düşünceleri ele aldıktan sonra, Deleuze’ün 1960’ların sonunda yazılmış olan Fark ve Tekrar kitabından hareketle, yaşamın bir tekrar(lama) sürecinde fark(lılaşma) unsurunu kendinde taşıdığı fikrine yoğunlaşacağız. Bu çerçevede, “yaşam” olgusunu bir bütün olarak kavramaya çalışmak yerine, onu tekil farklar üzerinden ele alma fikrinin kendinde çeşitli sorunlar taşıyıp taşımadığı tartışmaya açılacak. Yine aynı bağlam içerisinde felsefe tarihi boyunca yaşamla bağlantılı olarak “aynılık”, “özdeşlik”, “temsil”, “sınıflandırma” düzlemlerinin günümüzde nasıl sorgulandığına da değineceğiz. Sonuçta, yaşama ilişkin mevcut tasarımların, günümüzün değişen realitesinde ne türden çıkmazlara bizi sürükleyebileceği tartışılacak ve “yaşam”ı yeniden “düşünme”ye çağrı yapılacak.

Özgeçmiş

1969’da Sivas’ta doğdu. İlk ve Orta öğretimini Ankara’da tamamladı. Ankara Üniversitesi DTCF Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde bir süre okuduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden 1995 yılında mezun oldu. Daha sonra Lisansüstü eğitimine Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünde başlayan Türkyılmaz, 2004 yılında aynı bölümden doktor unvanını aldı. Doktora sonrasında Köln Üniversitesi’nde bir süre çalışmalarını sürdürdükten sonra, 2006 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde Yardımcı Doçent Dr.unvanıyla başladığı öğretim üyeliğini, 2010 yılından itibaren Doçent Dr. unvanıyla sürdürmektedir. Çetin Türkyılmaz’ın özellikle felsefe tarihi alanına ilişkin yazdığı ulusal ve uluslararası düzeyde makaleleri ve Filozoflarla Düşünmek ve Bunalım Çağı: Kierkegaard, Marx ve Nietzsche başlıklı iki kitabı bulunmaktadır.


Sembolden Gerçeğe Batı Sanatı’nda Hayvan Figürü Kullanımı – Seda Yavuz

Doğum-yaşam-ölüm temalarının sanata sanat dediğimiz zamanlardan beri temel konular olduğu gerçeğiyle bu sunum yapılacak. Batı sanatı tarihi kökeni itibariyle semboller kullanmış ve anlatılacak konunun destekçisi olarak da doğadan yararlanmıştır. Yaşamı dizgeleştirmeye çalışan mitos yazarları ve inanç sistemini oluşturanlar da benzer biçimde bu sembollerden yararlanırlar. Panteist dönem tanrılarında insan-hayvan morfolojisinin karıştırıldığı ve bu yolla doğayla içiçe bir inanç dili oluşturulduğu görülür. Yaklaşık 6000 yıllık bir sürece odaklanacağımız konuşmada, bu sembolik dilin dönüşümünü ve günümüze gelindiğinde sanatsal bir nesneye hatta zaman zaman özneye evrilen hayvan figürü ve yeni anlam üretim koşulları tartışılacak. Bir taraftan etik-estetik irdelemeler yapılırken bir diğer taraftan da sanatı kapsayan alanda ‘evcillik-yabanilik’ ikiliği üzerine düşünmeyi öngörüyoruz.

Hayvandan beklenilen ‘saflığı’ kendimizden beklemek dileğiyle.

Özgeçmiş

1974 yılında İstanbul’da doğdu. 1993’te Saint Benoit Fransız Lisesi’nden, 1999’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde, Prof.Dr. Uşun Tükel danışmanlığında ‘Yapı-bozum Bağlamında Fluxus Hareketi’ isimli Yüksek Lisans Tezi’ni 2004 yılında, ‘Heykelde Boşluk Kavrayışı: Modernizm ve Sonrası’ isimli Doktora Tezi’ni de 2011 yılında bitirdi. 2000-2013 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde Araştırma Görevlisi, 2013- 2017 yılları arasında Yard.Doç.Dr., 2017 Aralık ayından itibaren Doç.Dr. olarak çalışmaktadır. Çalışma alanları, Modernizm, feminist sanat, 20. yüzyıl resim ve heykel sanatı ve güncel sanattır. Fransızca ve İngilizce bilen Doç.Dr. Seda Yavuz, bir çocuk annesidir.


Kültürlere Göre Yaşamak ve Ölmek Kavramlarının İçeriği – Kudret Emiroğlu

Konu esas olarak bu iki konu ve ilgili sözcüklerin etimolojik kökenleri ile kültürler ve çağlar arası dönüşümünü irdeleyerek inanç ve dini sistemlerin moderniteyle karşılaştırmasını içerecektir.

Özgeçmiş

AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Kültür tarihi, şehir tarihi, yerel tarih ve İkinci Meşrutiyet dönemi ile karşılaştırmalı etimoloji üzerine makaleleri ve kitapları yayınlandı. İngilizce ve Osmanlıcadan çeviriler ve editörlük yaptı. Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı’nda ve Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı ve Tarih bölümlerinde dersler verdi ve veriyor. Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi’nin kurucularından ve yayın yönetmenidir.

Birçok İngilizce çeviri, Osmanlıca çevrimyazı kitabı bulunmaktadır. Yayınlanmış bazı telif kitapları şunlardır:

  • Trabzon-Maçka Etimoloji Sözlüğü, 1989.
  • Anadolu’da Devrim Günleri, 1999.
  • Mardin, Cemaat – Aşiret – Devlet, 2000 (Suavi Aydın, Oktay Özel, Süha Ünsal’la birlikte).
  • Gündelik Hayatımızın Tarihi, 2001.
  • Yoldaşımız At, 2002, (Ahmet Yüksel’le birlikte).
  • Antropoloji Sözlüğü, 2003 (Suavi Aydın’la birlikte).
  • Küçük Asya’nın Bin Yüzü: Ankara, 2005 (Suavi Aydın, Ömer Türkoğlu, Ergi Deniz Özsoy’la birlikte).
  • Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi, Padişahlık Kültürü ve Demokrasi Ülküsü, 2015.

Güne Merhaba – Dilek Üstünalan

Güne başlarken, doğaçlama hareket ve grup oyunları içerisinde bedenimizin farkına varacağız, yavaş yavaş uyandırıp hareketlendireceğiz ve bedensel iletişim yollarını araştırarak birbirimizle tanışacağız. Yetişkinler de oyun oynar, koşar, zıplar, eğlenir, diyerek çocukluğumuzdaki samimi, dürüst, doğrudan tanışma ve ilişkilenme hallerini geri çağıracağız. Zamana bir de hareket içinden bakacak; bedenimizin, hareketimizin, çevremizi duyumsama biçimlerimizin zaman algımızı nasıl etkilediğini araştıracağız.

Özgeçmiş

Bilgisayar mühendisi, siyaset bilimci, sosyolog ve dansçı olan Dilek Üstünalan, bu etkinlikte dansçı kimliğiyle yer alıyor. Dilek, 2009 yılında dansla tanıştı ve bugüne kadar çağdaş dans, flamenko, hip hop, Afrika dansları, halk dansları gibi farklı dans türleriyle ilgilendi. Yaklaşık beş yıldır İstanbul’da ve Avrupa’da, Kontak Doğaçlama, çağdaş dans tekniği, Axis Syllabus, anda kompozisyon, Feldenkrais metodu, serbest dans doğaçlama alanlarında birçok ders, atölye ve festivale katıldı. Bir çağdaş dans formu olan Kontak Doğaçlama üzerine yoğunlaştı ve bu alanda çalışmalarını sürdürüyor. ÇATI Çağdaş Dans Sanatçıları Derneği üyesi ve Kontak Doğaçlama – Türkiye’nin çekirdek ekibi üyesi olarak, kontak doğaçlama ders ve etkinliklerinin organize edilmesi için çalışıyor. BoMoVu derneğinin yürütmekte olduğu Hareketin Özgür Projesi’nde gönüllü olarak, İstanbul’da yaşayan Suriyeli mülteci kadınlarla kontak doğaçlama atölyeleri yapıyor.


Yapay Zeka Canlanır mı? – Emin Erkan Korkmaz

Bu konuşmada geçmişten günümüze yapay zeka alanındaki gelişmeler ele alındıktan sonra, yapay zeka alanında kullanılan temel yöntemler ve bu yöntemlerin sınırları anlatılacaktır. Daha sonra günümüzde yapay zeka alanının en nitelikli yöntemi olan derin öğrenme ve bu yeni yaklaşımın sağlayacağı olanaklar tartışılarak, gelecekte yapay zeka sistemlerinin nasıl bir niteliğe sahip olabileceği ve bu sistemlerin sosyal yaşama olası etkileri üzerinde durulacaktır. Konuşmanın ikinci bölümünde ise yapay zeka sistemleri ve canlılar arasında bir karşılaştırma yapılarak, bilgisayar bilimleri ve zihin felsefesi alanlarında yapay zeka sistemlerinin gerçek niteliğinin ne olabileceğine veya ne olamayacağına dair yürütülen temel bir takım tartışmalara değinilecektir.


Zeytin Ağacı ve Binlerce Yıllık Canlılığı – Zeynep Delen

Ege’de ve Akdeniz’de yürüme mesafesinde binlerce yıllık olduğu söylenen bir zeytin ağacı bulmak için tek yapmak gereken en yakın köy kahvesine gidip, en yaşlı kişiye sormak. Etrafta bu yaşlı zeytin ağaçlarından o kadar çok varki çoğumuz onları görmüyoruz bile çünkü onlar bizler için hava ya da su kadar yaygın ve olağanlar. Halbuki iki üç bin yıllık olduğu düşünülen ve hala meyve veren bu ağaçların medeniyetlerin doğuşuna ve çöküşüne tanıklık etmiş olmaları inanılır gibi değil. Yaşın tam olarak nasıl tespit edildiği (veya edilemediği) ilginç bir soru ama yine de zeytin ağaçları nasıl oluyor da bu kadar uzun yaşayabiliyorlar, canlılıklarını neye borçlular? Ya zeytinyağı? Zeytinyağı tüketen Akdenizliler nasıl oluyor da daha uzun yaşıyorlar? Acaba biz o Akdenizlilerden sayılıyor muyuz? Bu sorular hakkında konuşabilmek için birazcık kimyadan hatta biyolojiden bahsetmek gerek ama merak etmeyin en sevimli halleriyle.

Özgeçmiş

Dr. Zeynep Delen Nircan 2001’de Boğaziçi Üniversitesi Kimya bölümünden mezun olmuş, 2007’de University of Massachusetts’te organik kimya dalında doktorasını tamamlamış, 2009’a kadarAmherst College’da öğretim üyesi olarak çalışmıştır. 2009’da bir eğitim insiyatifi fikriyle Amerika’da ki pozisyonundan ayrılmış, Türkiye’ye dönüp Yeni Foça’da Ege’de Atölye Zeytin atölyelerini gerçekleştirmeye başlamıştır. Özel olarak tasarlanan her bir program sayesinde dünyanın çeşitli ülke ve üniversitelerinden profesörler, araştırmacılar, uzmanlar, zeytinciler, öğrenciler İstanbul, Foça, Urla, Şirince, Karaburun’da oranın insanlarıyla bir araya gelmişlerdir. Bu sayede zeytin konusu etrafında bir çok disiplinin ve kültürün bir araya geldiği ortamlar yaratılmış, yeni bilgi, eser ve fikirler ortaya çıkmış, paylaşılmıştır. İki meslektaşıyla beraber yazdığı Royal Society of Chemistry tarafından yayınlanan The Chemical Story of Olive Oil: From Grove to Table kitabı bunlardan bir tanesidir. Halen kitabın Türkçesini hazırlamaktadır. Aynı zamanda Karaburun İnecik köyünde yerel insiyatifle kurulan Zeytin Okulu’nun kurucu üyesidir. 2010’dan bu yana Boğaziçi Üniversite’sinde Genel Kimya ve Zeytinyağı Kimyası dersleri vermiştir, bu dönem Sabancı Üniversitesi’nde olacaktır.